Karın Estetiği
Karın estetiği için uygulanan karın germe ameliyatı, göbek deliği hizasının alt kısmındaki karın bölgesinde oluşan buruşukluk, sarkıklık, gevşeklik, karında şişkinlik gibi problemlerin yanı sıra, bu bölgedeki cilt çatlaklarının olduğu derinin de çıkarılmasıyla cilt çatlaklarını da düzeltilir. Karın estetiğini bozan bu gibi deformasyonlar, çoğunlukla kadınlarda ve yapılan doğumlardan sonra ortaya çıkmaktadır. Kısa süreler içinde yüksek miktarda kilo alıp vermeler, yaşlanma, yaşam biçimi ve alkol kullanımı gibi alışkanlıklar, bazı ilaçlar, karın iç organları ile ilgili geçirilmiş ameliyatlar ve genetik sebeplerle de karın estetiği bozulabilir. Kilo alımına yol açan ilaçlar da şişmanlamaya neden olarak karın yapısının bozabilir. Bu ilaçlar arasında; doğum kontrol haplarının da yer aldığı kadınlık hormonu içeren ilaçlar, kortizon türü stereoid içerikli ilaçlar, prostat hastalarında kullanılan androjen bloke edici ilaçlar, steroid içerikli olmayan antienflamatuar ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçlar, alerji ilaçları sayılabilir.
Gençlik yıllarında kilo alındığı zaman yağlar derinin altında birikir. Karın cildi altında yağ birikimi, aynı zamanda karın bölgesinin deforme oluşunun ilk adımıdır. Daha ileri yaşlarda kilo alındığı zaman derinin altındaki birikime ek olarak iç organlarda da yağ birikimi olmaya başlar. Özellikle orta yaşlı erkeklerde görülen göbek, karın içi organlarındaki yağ birikimine bağlı olarak karın hacminin artışından kaynaklanmaktadır ve dışa doğru şişkin bir karın görünümü oluşturur. Kadınlarda ise hamilelikte alınan kilolarla beraber karın bölgesinin genişlemesi sonucu, hele ikiz ve üçüz gibi çoğul gebeliklerden sonra karın estetiği oldukça bozulur. Hamileliğe bağlı oluşan karın yıpranması, karın cildi, karın cildi altındaki yağ tabakası ve karın kaslarında oluşan değişimler sonucu oluşur.
Deri: Deri, ilk bakışta göze çarpan bir konumda olduğu için karın estetiği açısından en önemli sayılan yapıdır. Hamilelik sırasında karın şişmeye, genişlemeye başlar. Gebeliğin ikinci yarısında karnın büyümesi daha hızlı olur. Bu büyüme sonucu karın derisi gerilmeye başlar, gerildikçe daha da incelir. Doğuma 1 ay kala karın şişkinliği en son noktaya ulaşır ve bu dönemde incelen derinin gerilime karşı zayıf olduğu yerlerinde çatlaklar oluşur. Gebelik boyunca seviyeleri yükselen relaksin ve östrojen hormonları da cildin çatlamasını daha da kolaylaştırır. Cilt çatlakları ilk oluştuğunda kırmızımsı pembe görünür ve çok kaşınır. Gebeliğe bağlı oluşan çatlaklar en sık olarak sırasıyla, alt karın bölgesinde, göğüslerde, kalçalarda ve bacaklarda görülür. Doğum sırasında karın içi bir anda boşalır ve o ana kadar gerginliğe maruz kalan karın cildi aniden gevşeyerek rahatlar. Bundan sonra deri, zamanla eski formunu kazanmaya başlayacaktır. Ancak bunu tam olarak kazanabilir mi? Bu sorunun yanıtı her kadın için farklıdır. Kadınların büyük bir kısmında karın bölgesinde hamileliğin eserleri kalır. Karın cildi elastikiyetini kaybeder ve gevşeme, buruşma, sarkma ve çatlaklar kendini gösterir. Hamilelikte oluşan cilt çatlakları kırmızı pembe rekli iken, doğumdan sonra sedefi beyaz renge dönüşerek kalıcı bir hal alır. İkiz, üçüz doğumlardan sonra oluşan cilt problemleri çok daha fazladır. Hamileliğin ardından bu gibi problemleri yaşamayan çok az sayıda şanslı kadın vardır.
Yağ dokusu: Karın estetiği açısından hamilelik sırasında oluşan hormonal değişikliklerden dolayı tüm vücudun metabolizması ve çalışma sistemi etkilenir. Sistemdeki değişimle birlikte hızlı bir kilo alışı olur. Hamilelikte alınan kiloların beşte biri yağ dokusudur. Doğumdan sonra sistem normale dönmeye başlar. Hamilelik sırasında alınan kiloları oluşturan yağlar, doğumdan sonra süt yapımında kullanıldığı için emzirme döneminde erimeye başlar. Bebeğini emziren kadınlar, emzirmeyen kadınlara göre günde 600 - 800 kalori daha fazla yakarlar, yani bebeğini emziren kadınların, hamilelik sırasında aldıkları kiloları vermeleri daha kolay olur. Kadınların küçük bir kısmı aldıkları kiloları rahatlıkla verebilirken, çoğu kolay kolay kilo veremez ve eski haline dönemez. Verilemeyen kilolar, eritilemeyen yağlar genelde karın, kalça ve basen bölgesinde kalır. Karında kalan yağlar, spor ve rejime karşı dirençlidir ve kolay kolay eritilemez. Üstelik cildin de eskisi gibi toparlanamaması nedeniyle gevşeme ve sarkmalar da ortaya çıkar. Sonuçta karın estetiği gerçek anlamda bozulur.
Karın kasları: Karın duvarı, en dışta deri, derinin altında yağ tabakası, yağ tabakasının altında, karın kasları tabakasından oluşur, kasların da gerisinde karındaki iç organlar vardır. Gebelikte, karın içinde, bebeği barındıran rahim, bebek büyümesiyle birlikte doğal olarak büyür. İçerideki bebeğin büyümesi, karın duvarını oluşturan kasların esneyerek genişlemesine neden olur. Gebeliğin son zamanlarında karın içinin büyümesine bağlı olarak karın kaslarının esneklik kapasitesi zorlanmaya başlar. Bu zorlanmanın etkisi ile karın ortasındaki kasları birbirine bağlayan kas kılıfı gerginliğe bağlı olarak genişler, buna bağlı olarak kaslar daha ayrık hale gelir. Kaslar, esnek olduğu için doğumdan sonra eski haline döner, fakat genişleyerek gevşemiş olan kas kılıfı kaslar gibi esnek bir yapıya sahip olmadığı için eski haline dönmez, gevşek olarak kaldığı için de karın orta kasları birbirinden ayrık olarak durur. Bu durum dış görünüme, karın bölgesinin dışa doğru bombe yapmış, şişkin bir görünüm şeklinde yansır.
Kaynaklar:
Management of upper abdominal laxity after massive weight loss
Collagen and elastic content of abdominal skin after surgical weight loss
